AJİBA ALIŞVERİŞ MERKEZİ

Seri ilanlar için arama yapabilirsiniz..

Osman Kocaoğlu

Osman Kocaoğlu

Kurtuluş Savaşının Unutulan Finansörü Buhara Cumhuriyeti’nin kurucularından ve Cumhurbaşkanı olan Osman Kocaoğlu, gerek kendi ülkesinde, gerekse sürgün hayatı yaşadığı Türkiye’de, döneminin bir çok önemli siyasi olayları içinde yer almıştır. İbret dolu mücadele hayatını pek bilmesek de biz onu İstiklal Savaşı’mız sırasında Buhara Cumhuriyeti’nin hazinesinden yolladığı 100 Milyon Ruble altın sebebiyle tanırız.

O, hayata gözlerini 1878 yılında Türkistan’ın Fergane vadisindeki Oş kasabasında açtı. İlk tahsilini Buhara’da, ailesinin özel olarak tuttuğu hocalardan aldı. Medrese tahsilini de Buhara’da yaptı. Daha genç yaşlardayken, memleketinin içinde bulunduğu şartlardan etkilenerek Cedidçilik fikrini benimsedi.

Ceditçilik, Şehabüddin Mercânî, Musa Carullah Bigi, Âlimcan Barûdi gibi ünlü Türk Alimleri tarafından başlatılmış olan ve bilhassa 1880’den sonra Gaspıralı İsmail Bey ile özdeşleşerek kısa sürede bütün Türk ellerine yayılan dinde ve eğitimde yenileşmeyi savunan bir fikirdi. Osman Kocaoğlu 20 yaşındayken Çarlık Rusya’sının Türkistan’daki egemenliğine karşı başlatılan 17-19 Mayıs 1898 Dükçi İşan ayaklanmasına katıldı. Bu isyan Ruslar tarafından bastırıldıktan sonra akrabalarından birçok kimse ile birlikte tutuklanırsa da daha sonra serbest bırakıldı.

Eğitimin modern metodlarla yapılması gerektiğini savunan Cedidçi (Yenilikçi) hareketin açtığı okullar, Rus Çarlığı ve Buhara Emirliği tarafından, saltanatlarını tehdit eden bir tehlike olarak algılaması sebebiyle hoş karşılanmadı. Osman Kocaoğlu ise bu Cedit okullarının açılışını desteklemek ve açılmış olanların da faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli ders kitapları ve araçlarını sağlamak amacıyla 1909 yılı Mart ayında, görünüşte ticarî, ancak gerçekte siyasî bir şirket olan “Şirket-i Buhara-i Şerif”in kurucuları arasında yer alarak Ceditçiliğin Buhara’daki liderlerinden biri oldu.

Osman Kocaoğlu, Türkiye’ye geldiği ilk yıllarda bir yandan İstanbul’daki Türkistanlıları, Türkistan Gençler Birliği (1927) adlı bir dernek çevresinde toplarken, bir yandan da Mustafa Çokayoğlu, Zeki Velidi Togan ve başka Türkistanlılarla birlikte Yeni Türkistan (1927-1934) adlı dergiyi çıkarmaya başlar. Gerek bu dergide yazdığı başyazılarda, gerekse Türkiye’nin çeşitli yerlerinde verdiği konferanslarda Sovyetler Birliği’nin Türkistan’daki sömürgecilik politikalarını eleştirir.

Bu defa Sovyetler onun Türkiye’den de çıkarılması için siyasi baskılar yapar. Türk Hükumeti, Osman Kocaoğlu’ndan yurt dışına çıkmasını ister. O da, 1938 yılı sonunda önce Polonya’ya, daha sonra İran’a gider. Ancak, İkinci Dünya Savaşı’nın bitişinden sonra, 1945 sonlarında Türkiye’ye geri dönebilir.

1951 ile 1957 yılları arasında Pakistan’da bulunan Osman Kocaoğlu, 28 Temmuz 1968’de ölümüne kadar Türkiye’de yaşadı. Bu son dönemde, İstanbul ve Ankara’da Türkistan konusunda çeşitli konuşmalar yapmaktan başka herhangi bir siyasi faaliyette bulunmadı ve 90 yaşındayken 28 Temmuz 1968’de hayata gözlerini kapadı. Mezarı, İstanbul’da Özbekler Tekkesi haziresinde bulunmaktadır….

Ruhu şad, mekânı cennet olsun.

Kaynak için Aydın İzbudak İle Hayatın İçinden Hikayeler sayfasına teşekkür ederiz.